rca-logo-2

EYLEM I

Yırtıcı Kuşları Koruma Hareketi’nin ortaya çıkış hikayesi 2016 yılının ortalarında, ekip üyelerinin kuş halkalama istasyonundaki gönüllü çalışmalarına kadar dayanıyor.

Ekibimizin veteriner hekimi Onur Okur’un akademik çalışmalarında sıklıkla karşılaştığı yırtıcı kuş vakalarının hem sayıca hem de tür çeşitliliği bakımından çok oluşu, bu alanda çalışma yürütmemiz konusunda bizleri harekete geçmeye teşvik etti. Özellikle Kızıl Şahin (Buteo rufinus), Şahin (Buteo buteo), Kerkenez (Falco tinnunculus), Şah kartal (Aquila heliaca), Kara akbaba (Aegypius monachus), Küçük akbaba (Neophron percnopterus), Atmaca (Accipiter nisus) ve Kulaklı orman baykuşu (Asio otus) klinik çalışmalarda sık karşılaşılan ve insan aktivitelerinden en fazla etkilenen türler arasında yer alıyordu.

Sahip olduğumuz bu bilginin ışığında, projenin ilk adımlarını 2017 yılının ilk günlerinde Rufford Small Grants desteğiyle hayata geçirmeye başladık. Ankara, Eskişehir ve Bolu illerini kapsayacak şekilde, yırtıcı kuş vakalarının ortaya çıktığı yerleri tespit etmeye, sebeplerini anlamaya ve bu tehditleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirdik. Bunları yaparken, bir taraftan da bölge halkıyla, özellikle de gençler ve çocuklarla farkındalık yaratmayı amaçlayan faaliyetler yürüttük.

Projenin 15 ay süren çalışmaları boyunca, 27 günü arazide geçirdik ve 120’den fazla köy ve yerleşim yerini ziyaret ettik. 320 çocuğun katılımıyla 17 kuş gözlem etkinliği organize ettik. Klinik çalışmalarda 94 yırtıcı kuşun tedavisini gerçekleştirdik. Bunların 34’ünü rehabilitasyon sonrası tekrar doğal ortamlarına bırakırken, 13’ü maalesef tekrar uçamayacak şekilde hayatlarına devam etti. Yürütülen tüm çalışmalar sonucunda, proje bölgesindeki yırtıcı kuşlara yönelik en büyük tehditlerin ateşli silah yaralanması ve araç çarpması olduğunu tespit ettik. Kızıl Şahin (Buteo rufinus), Şahin (Buteo buteo) ve Kerkenez (Falco tinnunculus) türlerinin ise bu tehditlere en çok maruz kalan 3 tür olduğunu ortaya koyduk.